Göktürk Merkez Mahallesi İdil Sokak No: 2
0212 275 55 94 – 0212 234 52 82
Hukuk & Arabuluculuk
İletişim Formu
ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI
Türk Medeni Kanununa göre boşanma; özel sebepler ve genel sebep olarak ikiye ayrılmaktadır. Özel sebepler zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl sağlığıdır. Genel sebep ise halk nezdinde ‘’şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma’’ olarak da bilinen evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak kabul edilmiştir. Boşanma davası genel sebep olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanıldığı zaman, davacı bu iddiasını ispatla mükelleftir. Ancak kanun koyucu bireyleri bazı durumlarda ispat yükümlülüğünden kurtarmıştır. Karşılıklı olarak ayrılmak isteyen, artık beraber yaşamak istemeyen bireyler, bazı şartları sağlaması koşuluyla evliliklerinin temelinden sarsıldığını ispat etmek zorunda olmadan anlaşmalı boşanma davası yoluyla boşanabilmektedir. Anlaşmalı boşanma davası Türk Medeni Kanununun 166. Maddesinde düzenlenmiştir. TMK 166/2’de düzenlenen anlaşmalı boşanma davası;
‘’Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.’’ Hükmüne bağlanmıştır. Bu maddeye göre anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesinin bazı şartları vardır.
- Tarafların evlenmelerinin üzerinden en az 1 yıl geçmiş olması gerekmektedir. Bu zorunluluk davanın açılması anında aranır. Aksi takdirde dava reddedilir. Ancak taraflar davaya çekişmeli boşanma davası olarak devam edebilirler. Zira çekişmeli boşanma davasının açılması için herhangi bir süre söz konusu değildir. En az 1 yıl geçmiş olması kuralı davanın açılması anında bakılacağından, örneğin dava açıldığında 10. Ayında olan çiftlerin ilk duruşmada 13. Aylarında dahi olsalar anlaşmalı boşanma davaları kabul edilmeyecektir.
- Taraflar üzerinde anlaştıkları konularda protokol sunmalı veya anlaştıklarını mahkeme huzurunda dile getirmiş olmaları gerekmektedir. Boşanma davası en başından anlaşmalı olarak açılabileceği gibi, çekişmeli boşanma davası sonrasında anlaşmalı boşanma davasına dönebilecektir. En başında anlaşmalı boşanma davası olarak açılan davada, taraflar öncesinde anlaşmalı boşanma protokolü düzenlemek suretiyle mahkemeye başvurabilirler. Tarafların protokol sunmaları zorunlu değildir. Mahkemeye birlikte başvurarak anlaşmalı olarak boşanmak istediklerini beyan edebilirler. Aynı zamanda eşlerden biri mahkemeye başvurur ve diğeri duruşmaya gelerek davayı kabul edebilir. Bu durumda da dava anlaşmalı boşanma davası şeklinde görülebilir. Çekişmeli olarak görülen dava da sonrasında anlaşmalı boşanma davasına çevrilebilir. Bu hallerde de mahkemeye bir protokol sunularak yahut her iki tarafın da hazır bulunduğu duruşmada sözlü beyan edilerek anlaşmalı boşanma gerçekleşebilir.
- Duruşmaya her iki tarafın da aynı anda katılma zorunluluğu vardır: Anlaşmalı boşanma davası kanun koyucu tarafından verilmiş bir kolaylıktır. Taraflar anlaşmalı boşanmak istedikleri takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat etmek zorunda kalmamaktadır. Ancak bu durum suistimale mahal verebilecek niteliktedir. Bu yüzden hakim her iki tarafı da aynı anda dinlemek zorundadır. Hakim tarafları aynı anda dinleyerek boşanma iradelerinin gerçek iradeleri olup olmadığına bakacaktır. Aynı şekilde üzerinde anlaştıkları diğer hususlarda da gerçekten o iradede olup olmadığına bakacaktır. Taraflardan biri veya ikisinin de gerçek iradesini yansıtmadığının anlaşılması halinde dava reddedilecektir.
Hakimin tarafların üzerinde anlaştığı her konuyu aynen karara bağlamak zorunda değildir. Aile toplumun en önemli kurumlarından biri sayıldığından bazı haller kamu düzeninden sayılmaktadır. Kamu düzenini ilgilendiren durumlarda ise hakim tarafların aksine kamu düzenine uygun karar verebilecektir. Velayet ve nafaka kamu düzenini ilgilendiren konuların başında gelmektedir. Örneğin haysiyetsiz hayat süren bir anneye çocuğun verilmemesi konusunda hakim tarafların aksine karar verebilecektir. Aynı şekilde taraflar kadın lehine nafaka verilmeyeceği hususunda anlaşsa dahi hakim gerekli görürse kadın lehine nafakaya hükmedebilecektir.
Tarafların duruşmada boşanmalarına karar verilmesi boşanmanın kesinleşmesi için yeterli değildir. Her mahkeme, verdiği karara ilişkin gerekçe yazmak zorundadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 321. Maddesine göre gerekçeli karar; ‘’Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.’’
Tarafların gerçekten boşanmış sayılabilmeleri için; mahkeme tarafından yazılan gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi ve kararın istinaf edilmemesi gerekmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken gerekçeli kararın tebliğini de sağlamaktadır. Gerekçeli karar talep olmadan davanın taraflarına tebliğ edilmemektedir. Bu kural Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 6. Maddesindeİ ‘’Yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi MADDE 6 : ………….(3)Yazı işleri müdürünün görevleri şunlardır: … Talep halinde gerekçeli kararın tebliğini sağlamak.’’
Şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle taraflar öncelikle mahkemenin gerekçeli karar yazıp yazmadığını kontrol etmelidir. Gerekçeli karar yazılmışsa taraflara tebliği talep edilmelidir.
Gerekçeli kararı tebliğ alan taraf HMK MADDE 345- (1)” İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.’’ uyarınca 2 haftalık sürede kararı istinaf edebilecektir. Kararın 2 haftalık süre içerisinde istinaf edilmemesi halindeyse karar kesinleşmiş olacaktır. Bu durumda mahkeme tarafından ilgili Nüfus Müdürlüğüne yazı yazılarak tarafların boşanmalarının kesinleştiği bildirilir. Tarafların boşanma tarihi ise kararın verildiği tarih değildir. Boşanma tarihleri, boşanma ilamının kesinleştiği tarihtir.
Avukatlarımız

Ceren Arat
Kurucu - Avukat

Meral Tombuloğlu Genç
Kurucu - Avukat

Can Tekin
Yönetici Avukat

Ayşenur Semerci
Stj. Av. Melike Okumuş

Sude Yılgın
Avukat

Deniz Petek Bal
Stj. Av.

Ayşenur Semerci
Avukat

Fatma Şensoy
Asistan
Pay
Hukuk & Arabuluculuk
“Adaletin İzinde, Hukukun Güvencesinde.”
Telefon & Whatsapp
0212 275 55 94
0212 234 52 82
Adres
Merkez mah. Kağıthane cad. Dap Vadi İ Ofis No:31-32-33 Kağıthane/İSTANBUL
info@payhukukarabuluculuk.com